12 Mayıs 2014 - 04:40
Iğdır'da Coşkulu Kutlama / Foto

Iğdır Ehlibeyt Alimleri Derneği’nin düzenlediği programa yüzlerce kişi katıldı. Programın yurtdışından da önemli konukları vardı.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Salon Bahu’da yapılan kutlamaya İran’ın Urumiye Şehri Cuma İmamı Hüccet-ul İslam Mehdi Kureşi, Yardımcısı ve aynı zamanda Urumiye Üniversitesi Öğretim Üyesi de olan Hüccet-ul İslam Sefter Muhammedi, Uluslar arası yarışmalarda birinciliği olan Kur’an Karisi Ağa-i Şehbazi katıldılar. 

Sunuculuğunu Iğdır Ehl-i Beyt Alimlerinden H.Ş.Kazım Şıktaş’ın yaptığı program, Kur’an tilaveti ile başladı. Şehbazi’nin dinleyenleri mest eden Kur’an-ı Kerim tilavetinden sonra, Iğdır Ehl-i Beyt Alimleri Dernek Başkanı Hüccet-ul İslam H.Ş. Veli Beder kısa bir selamlama konuşması yaparak İran’dan gelen misafirlere ve programı izleyenler “hoş geldiniz” dedi… Konuşmasında İmam Ali’nin faziletlerine de kısaca değinen Beder, “Ali sevgisinin” birleştirici bir unsur olduğunu ve “Ka’be’de doğan, Mihrapta şehadete eren” İmam’ın bu yönü üzerinde tefekkür edilmesi gerektiğini, çünkü Hz. Meryem’e, kutsal belde ve kutsal mabed olan Kudüs’te Mescid-i Aksa’da doğum izni verilmediğini, bu şerefin sadece İmam Ali’ye ait olduğunu belirtti.

Hüccet’ul İslam Muhammedi de, İmam’ın şahsiyeti ve Hz. Resulullah ile ilişkisi üzerinde durarak, İmam Ali sevgisinin , Muhammedi bir sevgi olduğunu, Ali sevgisinini Muhammed sevgisinden neşet ettiğini belirtti.

Son olarak mikrofona gelen Urumiye Cuma İmamı Hüccet-ul İslam Mehdi Kureşi ise, özellikle vahdete vurgu yaparak, imam Ali’nin şahsında bütün Müslümanların birlik olmaları ve dış güçlerin aralarına tefrika sokmalarına engel olmaları gerektiğini, İmam Ali’nin örnek şahsiyetinin, adalet ve takvasının örnek alınması gerektiğinin altını çizdi. İmam Ali’nin ilmine de değinen Kureşi, bu ilmin kaynağının Hz. Muhammed vasıtasıyla ledünni olduğunu da belirtti.

İmam Ali’nin (a.s.) Ka’be’de dünyaya gelişine de değinen Kureşi, bunun Ehl-i Sünnet ve Şia kitaplarında var olduğunu vurguladı. Receb Ayı’nın faziletine de değinen Hüccet-ul İslam Kureşi, Receb ve Şaban aylarının, ilahi ziyafet sofrasının açıldığı ramazan Ayı’na hazırlık olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Misafir vardır ki, ev sahibi onu ta şehrin girişinde karşılar, o kadar azizdir. Misafir vardır, sokağın başında, misafir vardır, evin önünde karşılanır. Kimi misafir kapıda karşılanırken, kimisi ise ancak evin içinde kabul edilir. Kimine de kapının önünde bir şeyler verilerek gönderilir. Biz de bu aylarda öyle hazırlanalım ki, Allah’ın melekleri bizi şehrin girişinde, sokağın başında karşılasın, sofrada başköşeye oturtsun.”

Konuşmalardan sonra Ehl-i Beyt meddahı Ali Rıza Bozan’ın methiyeleri ile devam eden program, birlikte okunan vahdet duası ile son buldu.

 

Ekler